Ersağ Network Marketing Kazancı Helal mi?

Kosher Sertifikası:

Musevi inancına uygun olarak üretilmiş ürünleri tescilleyen bir belgedir. Yıllardır birçok firma üretmiş olduğu ürünlerine bu belgeyi alarak ürünlerini piyasaya sürmüş ve bu pazarda ürünlerini daha iyi tanıtabilmiştir. Ülkemizde de 2000 li yıllardan sonra İslami Helal Sertifikası adı altında bazı şirket ve kurumlar gönüllü dernek fikri düşüncesiyle yola çıkmışlar, üretilen ürünleri İslam inancına göre uygun olup olmadıklarını denetlemişler ve bu bağlamda İslami Helal Sertifikası vermişlerdir. Böylece hem İslam dinine duyulan saygı hem de İslam ülkelerinde üreticilerin ürünlerini daha iyi pazarlayabilme adına faydalı bir çalışma sergilenmiştir. Ancak yıllar geçtikçe bu belgeye talep artmış, bu belgeye talep artınca da İslami helal sertifikası veren firmaların sayısı artarak sanki bir ranta dönüşmüştür. Çünkü İslami Helal Sertifikası maalesef devletimiz tarafından denetlenilmemekte, devletimizin yetkili birimi bu belgeyi vermemektedir. İslami helal sertifikasındaki amaç İslami kurallara uygun hammadde kullanarak ürün üretmek olduğu gibi ürün üretilen yerin, işletmenin ISO standartları ve GMP normunda olması şarttır. Bu normlarda olmayan üretim yerleri İslami Helal Sertifikası alabiliyor ise bu belgenin güvenirliği düşünülmelidir. Hep şundan bahsettik. İslami Helal Sertifikası tamamıyla vicdani sorumluluğu olan bir belgedir.

            Yine son zamanlarda yukarıda bahsetmiş olduğumuz Helal Sertifikasıyla aynı paralellikte olan bazı ürün ya da sistemlerle ilgili caizdir ya da caiz değildir gibi cümleler kurulmaktadır. Bir kişinin hatasından ötürü koskocaman bir zümreye kötü derseniz yarın huzuru mahşerde o zümredeki insanlarla helalleşmek zorunda kalabilirsiniz. Onun içindir ki özellikle dini konularda kesin bilgi olmadan hüküm vermek kanaatimce çok yanlıştır. Öyleyse caiz ne demektir: caiz kelimesi kullanıldığı yere göre çeşitli manalara gelir. Caiz genel olarak fıkıhçılar tarafından ruhsat verilmiş, günah değildir manasındadır. Peki caiz değil ne demektir: mekruh, haram, küfür, itibar edilmez gibi manalar içerebilir.  Dolayısıyla caizdir ya da caiz değildir derken çok dikkatli olunması gerekir. Konuyu bilmeden, araştırmadan yorum yapmak, konuşan kişiye yanlış hüküm verdirebilir.  Peki network marketing sistemi nedir? İnsanoğlu üretmiş olduğu ürününü satabilmek, tüketiciye ulaştırabilmek için asırlardan beri farklı pazarlama şekilleri denemiştir. Aynı şekilde tüketici de bir ürün ya da hizmete sahip olabilmek için o da aynı yolu denemiştir. Network marketing sistemi de bir pazarlama sistemidir. Her meslekte her işte olduğu gibi sistemin boşlukları olup o boşluklar kullanılarak müşteriler yanıltılmakta hayalleri çalınmakta, para tuzağına düşürülebilmektedir. Bundan ötürüdür ki zaten ilgili bakanlık 2013 yılında bu türlü network marketing sistemlerini kapatma kararı almıştır. Ancak bu tür firmaların hepsini bakanlık tespit edemediği için mağdur olan insanların ilgili bakanlığa müracaat etmesi gerekmektedir.

            Yukarıda bahsettiğimiz İslami Helal Sertifikası ve caizlik konularına riayet ederek  network marketing sistemi ile çalışma yapan  ilkeli, dürüst birçok firma da bulunmaktadır. Bu firmalar kurumsallaşmış firmalardır. Şirketimiz de kurulduğu günden bu yana kurumsallığından ödün vermeyen ilkeli ve dürüst ticaret yapan üretici bir firmadır. Bunu üretmiş olduğu ürünleriyle, almış olduğu belgeleriyle, yaptırmış olduğu analizleri ile her daim ispatlamıştır. 01.04.2015 tarihli Diyanet İşleri Başkanlığı’na yazmış olduğumuz yazıya istinaden yapılan görüşmeler, istenilen bilgi ve belgelerin temini sonucunda aşağıdaki yazı tarafımıza gönderilmiştir.  Şirketimiz almış olduğu İslami Helal Sertifikası ve T.C. (BAŞBAKANLIK Diyanet İşleri Başkanlığı) ‘nın 23.06.2015 tarih ve 69942030-105- sayılı yazısı ile üretmiş olduğu ürünlerin ve uygulamış olduğu network marketing sisteminin İslam dinine uygun olduğunu göstermiştir.

Sonuç olarak, şirketimiz üretici bir firmadır. Üretmiş olduğu ürünlerini din, dil, millet ayrımı yapmadan tüm dünya insanlarına ulaştırmaktadır. Şirketimiz,Müslüman kimliğinden ötürü İslam inancının getirdiği sorumluluklar gereği  T.C Devleti Kanunları karşısında sorumlu tutulmasak da Allah’ın kanunu karşısında mutlak suretle sorumlu olduğumuz bilinci ile çalışmalarını yapan bir firmayız.

networkcaizmi

Yukarıdaki metni okumayanlar için:

TC. Başbakanlık Diyanet İşleri Bakanlığı’na Ersağ Yönetim Kurulu Başkanı Bekir SARI’nın 69942030-105 numaralı dini sorusuna aldığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin KARAPINAR’ın verdiği cevap:

Sözünü ettiğiniz sistem incelenmiş olup aşağıda belirtilen temel ilkeler çerçevesinde hareket edilmesi halinde fikhi açıdan bir sakınca oluşturmayacağı sonucuna varılmıştır.

1.Sisteme dahil olan üyelerden karşılıksız olarak herhangi bir ücret alınmamalıdır.Dolayısıyla sisteme bir mal veya hizmet alınarak dahil olunabilir.

2.Ürün fahiş bir fiyata değil piyasa değeri üzerinden satılmalıdır.Firma fiyatı belirlerken malın maliyetini,kendi karını ve distribütöre vereceği pirimi hesaplayarak fiyata dahil edebilir.

3.Distribütörden ürün harici başka ücretler alınacaksa(ofis,eğitim,toplantı ücretleri vb.) bunlar baştan belirlenmeli ve distribütöre açıkça ifade edilmelidir.

4.Distribütörlere verilen ürünler kendi altında bulunan üyelerden değil şirketin öz sermayesinden verilmelidir.

5.Gerek şirket gerekse üst hatlarda bulunan üyeye belli bir kotayı doldurması veya üst hattın kazancının daha çok olması için daha çok mal alımı yapması veya stok yapması yönünde baskı yapılmamalıdır.

6.Gerek ürünlerle gerekse kazanç sistemi ile ilgili üyeye yanıltıcı bilgi verilmemelidir.

7.Kanun ve yönetmeliklerin belirlediği çerçevede üyeye ürün iade hakkı verilmeli ve başka sebeplerle bunun önüne engeller konulmamalı,iade hakkı sınırlandırmamalıdır.

8.Distribütör hangi ürünü alacağına kendisi karar vermeli,bu konuda ne şirket ne de sponsor herhangi bir dayatmada bulunmamalıdır.

9.Fıkhi açıdan distribütörün ölümü halinde sözleşme sona erer.Şirket,vefat eden kişinin haklarını mirasçılardan birine devretmek istiyorsa tarafların sözleşmeyi yenilemesi gerekir.Ancak distribütörün hak ettiği bir para bulunuyorsa,herhangi bir şart koşmaksızın şirketin bunu mirasçılara teslim etmesi gerekir.Şirket daha sonra yeni üyeyle nasıl bir sözleşme yapmak isterse bunu gerçekleştirebilir.Dilerse vefat eden kişinin kaldığı kariyer basamağından devam ettirir,dilerse kariyer basamağını baştan başlattırır.Yeni üye yapılacak kişide bunlardan dilediğini tercih hakkına sahiptir.Dilerse sisteme hiç girmeyebilir.

28 Haziran 2015
2.078 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM

  1. mehmet ak dedi ki:

    Ersağ kullanıcısıyım ve herkese tavsiye ederim çünkü sağlığınızın dostu,çevre dostu ve ekonominize katkı sağlar

  2. Büşra dedi ki:

    Çok güzel açıklama yapmışsınız,sizin gibi helale harama dikkat eden firmalara çok ihtiyaç var.Başarılarınızın devamını dilerim.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?
Scroll Up
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.